İlk gün, bir kum sırtı.
Her büyük ada küçük başlar. Seninki, denizin ortasında küçücük bir kum parçası ve neye dönüşebileceğine dair kocaman bir fikir olarak başlar. Merak etme, zamanla seveceksin. Bu kesin.
Işığı takip et.
Işık huzmeleri, sırada senin olabilecek zemini işaretler: kamp ateşi için bir plaj, gözetleme noktası için bir tepe, planladığın kasaba için alan. Adanın nerede büyüyeceğini seç ve şekillenmesini izle.

Sonra deniz bir kısmını geri verir.
Bunun kilidini açınca sudan yepyeni kara yükselir; sırada hayal edeceğin her şeye yer açılır: bir sahil evi, bir bahçe, koskoca bir mahalle. Tam anlamıyla çığır açıcı.

Doldur gitsin.
Paketindeki bloklar; istediğin renkte, istediğin yerde. Mor çatı mı? Yeşil zemin mi? Kimse bunun yanlış olduğunu söylemeyecek.

Sonra bir kez daha yap.
Açtığın her bölge daha fazla ada demek; daha fazla ada da üstüne inşa edeceğin daha fazla alan demek. Sessizce birikir ve bir gün başını kaldırıp bakarsın ki bir kasaba olmuş. Çok hızlı büyüyorlar.

İzinsiz giriş yok. Arkadaşlar hariç.
Özel ve bıraktığın gibi aynen kalır. Onu gören tek kişiler, uçarak gidip getirdiğin kişilerdir. Senin adan, senin misafir listen.
